İNSAN DEĞERLİDİR

Bu değer ona yaratılışta Allah tarafından verilmiştir. Şarta bağlı kazanılmaz, şarta bağlı kaybedilir, taammüden.

Yani insanların kimseden, hiçbir biçimde değer dilenmelerine gerek yoktur. Zaten var olana sahip çıkmak yeter.

Hangi bakış, hangi söz, hangi övgü, hangi farklılık ve ayrıcalık seni değerli kılabilirmiş ki, varoluşsal kıymetinin yanında...

Sorun olan bilmemek ve fark etmemektir, zaten değerli yaratıldığını... Bilmemek ve fark etmemektir, değerli olmanın, ancak sahip olmayla, farklı olmayla, güçle, estetikle olabileceği aldatmasını yapanların, esasta seni değersiz olduğuna inandırdıklarını.

Evet, bir kere değersiz olduğuna inandırılırsa insan, artık, inandıranların, nasıl değerli olunacağına ilişkin tariflerinin tuzağında, çırpındıkça batan ve dilencilikten başlayıp, köleliğe giden bir sürecin mağduru olmuştur.

Varoluşsal değer taammüden kaybedilir. Eğer hayat, değerli olmanın mesuliyeti, bilinci ve idraki üzere yaşanmazsa... Yani hayatı, insanın değerini düşürmeyen neden ve biçimlerde yaşayan insanlar; varoluşsal değer ve bütün varoluşsal özelliklere sahip bir hayatı inşa etmek ve korumak mücadelesi vermezlerse, insanların hiçbir değeri kalmaz.

İnsan nefsinin iki tür ilhamı vardır. Bir tanesi; hazcı, hadsiz, hain, tüketici ve bozucu; diğeri ise saygı ve sorumluluk üzerinedir. Hazcı tarafın ilhamı her şeyi ucuzlaştırır ve değersizleştirir. İşte varoluşsal değeri koruyamayıp, değer dilenciliğine sürüklenilen, ucuz hayatlar bu ilhamın tesiriyledir. Başlangıç değerini koruyup, saygın olarak yaşanılan hayatlarsa, nefsin, saygı ve sorumluluk ilhamı ile talep ettiği bir hayatın ufkunda yaşanır.

Ezcümle, insanların değeri ya taammüden kaybedilir ya da taammüden korunur. Tek sorumlusu da insanın kendisidir. 

0 Yorumlar